Ramazan Ziyafete Davettir - Risale-i Nur Sohbetleri - 15.03.2025
FULL TRANSCRIPT
Ve alâ alihi ve sahbihi
ecmeîn. Şehru ramadan ünzile fil kur
hüden linasi ve beyyin minel hüda vel
furkan.
Birinci
nükte, Ramazan-ı Şerift'teki
savum, İslamiyet'in erkan-ı hamsesinin
birincilerindendir. Hem şairir-i
islamiye'nin
azamlarındandır. İşte Ramazan-ı şerifeki
orucun çok
hikmetleri hem Cenabı Hakk'ın
rububiyetine, hem insanın hayat-ı
içtimaiyesine, hem hayat-ı
şahsiyesine, hem nefsin
terbiyesine, hem niam-ı ilahiyenin
şükrüne bakar. Hikmetleri var.
Cenabı Hakk'ın rububiyeti
noktasında orucun çok hikmetlerinden bir
hikmeti şudur
ki Cenabı Hak zemin yüzünü bir sofra-i
nimet suretinde halk
ettiği ve bütün enva-ı nimeti o sofrada
min
haytesib bir tarzda o sofraya dizdiği
cihetle kemali-i
rububiyetini ve rahmaniyet ve
rahimiyetini o vaziyetle ifade
ediyor. İnsanlar gaflet perdesi altında
ve esbap
dairesinde o vaziyetin ifade ettiği
hakikati tam
göremiyor. Bazen
unutuyor. Ramazan-ı şerif'te ise ehli
iman birden muntazam bir ordu hükmüne
geçer. Sultan-ı Ezel'nin ziyafetine
davet edilmiş bir
surette akşama yakın buyurunuz emrini
bekliyorlar gibi bir tavr-ı ubudiyetane
göstermeleri o şefkatli ve haşmetli ve
külliyetli rahmaniyete karşı vüsatli ve
azametli ve intizamlı bir ubudiyetle
mukabele ediyorlar.
Acaba böyle ulv ubudiyete ve şeref-i
keramete iştirak etmeyen
insanlar insan ismine layık
mıdırlar? Değil mi? Yapmış olduğumuz
amel ve
ibadetlerde muamelat aynıdır ama sevap
ve keyfiyet, füyuzat aynı
değildir. Okyanusun içinde bir hamsi
ağzını açar kapatır 1 gram su alır.
Balini açar kapatır 10 ton su alır.
İşlem ve muamerat aynıdır. Ama ikisinin
almış olduğu değil mi? Su kapasitesi
aynı değildir. Şimdi amel ve
ibadetlerimiz Allah kabul eylesin
gafletle yapılan zikirler dahi feyizler
hali değildir. Hiç yoktan iyidir.
Gafletle bile bir adam Allah dese,
elhamdülillah dese Allah bereket versin.
Ama bir yerde katrilyonları kazanmak
varken 10 T'ye 20 T'ye herhalde razı
olmayız. Bu da manevi bir
ticarettir. İşlem aynıdır, namaz
aynıdır, oruç ibadeti aynıdır. Ama
herkesin sevabı,
feyzi, bu manadaki mükafatı aynı
değildir. Peki ibadetlerimizi
şekillendiren, feyizlendiren, sevabını
ziyadeleştiren en önemli mesele nedir?
En önemli iki mesele. Bir, niyet.
Niyette öyle bir hasiyet var ki günahı
sevaba günah sevabı günaha kalb eder.
Müminin niyeti amelinden üstündür.
İbadetin ruhu niyettir. O ruhun ruhu
ihlastır. Yani
niyetimizdeki samimiyet ve niyetimizde
sırf Allah için yapmak o ibadetin
keyfiyetini ve sevabını ne yapıyor?
ziyad ziyadesiyle değiştiriyor. Allah
için yapılan bir parça
amel Cenabı Hak rızası dışında yapılan
batmanlarla amele
mürechtir. Ayette geçiyor. Hadislerde
Peygamberimiz aleyhissalatu vesselam
haber
veriyor. Hesap gününde ahirette
bazılarının yüzüne o amelleri
çarpılacak. Namazları suratlarına
çarpılacak. tuttuğu oruçlar suratlarına
çarpılacak. Peki kim onlar? İşte o
mayayı bozan, o ibadetin ruhunu kıran
riya, gösteriş başkası için yapmak.
Yoksa Cenabı Hak çok merhametlidir.
Bahane arıyor ki bizi cennetine koysun.
Yani kulum ayağının bir köşesini tam
yıkayamamış da unutmuş da on abdestle
namaz kılmış da o namazı yüzüne
çarpacak. Böyle bir şey olmaz.
Bilmediklerimizden mesul de
değiliz. Ama kalpte bir k varsa, riya
varsa, gösteriş varsa, başkasına
beğendirmek varsa Allah o ibadeti, sen
bunu benim için yapmadın. Kimin için
yaptıysan git mükafatını ondan al diye
yüzümüze çarpacak. Ayrı bir ders konusu.
Girmeyelim. Demek ki niyet bir, iki, bir
de
şuur. Yani biz bu ibadeti niye
yapıyoruz? Mesela orucu niye tutuyoruz?
Değil mi? Şimdi bir oruç var, bir açlık
var. Bunun manası nedir? Hikmeti nedir?
Cenabı Hak bununla bize neyi yaşatmak
istiyor? Neleri hatırlatmak istiyor? Bu
niyet ve şuurla oruçlarımızı tutarsak
hem o oruçtan lezzet ve keyif alırız.
Hem açlık bize zor gelmez. hem de o
ibadetteki feyiz, sevap, mükafat ve
istifademiz daha ziyade olur. 70
hikmetli oruç der. 9 nüktede üstadımız o
70 hikmeti özetler. Biz bugün bir
hikmetini konuşacağız inşallah. Oruç
bize neyi
hatırlatıyormuş? Oruç bizi aslında
nereye sevk ediyormuş? Onu bir okuyalım.
Cenab-ı Hakk'ın rububiyeti
noktasında orucun çok hikmetlerinden bir
hikmeti şudur
ki Cenabı Hak zemin yüzünü bir sofra-ı
nimet suretinde halk ettiği ve bütün
enva-ı nimeti o sofrada min haytsü la
yahtesip bir tarzda o sofraya dizdiği
cihetle kemal-i rububiyetini ve
rahmaniyet ve rahimiyetini o vaziyetle
ifade
ediyor. Cenabı Hakk'ın neyi var? raplığı
var. Allah
raubiyeti var. Yani Cenabı Hak bütün
mahlukatı ne yapmış? Terbiye etmiş.
Mesela insanlar da bir şeyleri terbiye
ediyor. Mesela adam ipi terbiye ediyor.
Gömlek yapıyor, çorap yapıyor, ceket
yapıyor veya tahtayı, odunu terbiye
ediyor. Masa yapıyor, dolap yapıyor. Bu
da insanın terbiye etme
şeklidir. İnsanın terbiye ettiği ne
kadar unsur, eşya varsa hepsi mahiyet-i
asliyesinden haber verir. Mahiyet
değişikliğine gidemez insan. Yani bir
çorabı söktüğün zaman o çorabın aslı
olan ham maddesi olan ipe tekrar rücu
eder o çorap değil mi? Sök çorabı tekrar
ip sök masayı tekrar tahtalar elinde
kalır. Ama Cenabı Hak eşyayı öyle bir
terbiye ediyor ki eşyanın mahiyetini
değiştiriyor. Bir toprağı terbiye
ediyor. O topraktan bütün bitkileri
çıkarıyor. Değil mi? Kirazlar, vişneler,
kaysılar, domatesler, salatalar,
elmalar, armutlar, kavunlar sayabildiğin
kadar bahar bir vagon. Hazine-i gayptan
Allah her sene gönderiyor. Peki niye?
İşte rububiyetini gösteriyor. Allah
ra şeylerden öyle mucizevi, öyle taklit
edilmez şeyler meydana getiriyor ki bir
damla sudan bizi yaratmış. Değil mi?
İnsanın mahiyeti asiyesi bir damla nutfe
suyudur. O bir damla nutfe suyunu Allah
terbiyeden
geçiriyor. Nutfeden alakaya, alakadan
mudgaya, mudadan sonra da sair
cihazların yaratılmasına kadar pis ve
bir damla suyu Allah terbiye ediyor.
Oradan insan çıkarıyor. Cenab-ı Hak
yumurtadaki bir suyu terbiye ediyor.
Buradan bak envai-i çeşit kuşlar ve
kuşluklar çıkarıyor. Demin ifade ettik
toprağı, havayı, suyu Cenabı Hak terbiye
ediyor. Oradan bütün baharı ne yapıyor?
bir vagon gibi bize
gönderiyor. Kan ve fışkının içinden. Bak
Allah ineği terbiye ediyor. Kan ve
fışkının içinden temiz, mugaddi, safi,
boğazımızdan da rahat kaysın diye kaygan
bir şekilde ne rengi o renk, ne tadı o
tat, ne kokusu o koku olan bir süt bize
gönderiyor. İşte rububiyet-i ilahiye
budur. Eee, Cenab-ı Hak bir zehirli
böceği terbiye
ediyor. O zehirli böcekten dünyanın en
tatlı nimetini yaratıyor. Baldan daha
tatlı bir şey yoktur. Hem tatlı, hem de
gıda, hem de şifa. Şifa üçtür. Biri de
bar şerbetidir buyuruyor peygamberimiz
aleyhissalatu vesselam. Cenab-ı Hak
korkak, aftal bir hayvanı, bir tavuğu
terbiye ediyor. Oradan ne çıkarıyor?
oradan bir yumurta çıkarıyor değil mi?
İzahı mümkün olmayan, taklidi mümkün
olmayan bir yumurta oradan çıkarıyor.
Peki Cenabı Hak bunları niye
yapıyor? Ve her zaman yapıyor. Ve
gözümüzün önünde yapıyor ve enva-ı çeşit
bir şekilde yapıyor. Niçin? Bir
rububiyetini göstermek için. Bak ben
böyle bir rabbim. Benim rububiyetim
budur. İşte bahar önünüzde bir sofra.
İki, rahmaniyetini, rahimiyetini
göstermek için. Y bu kainattaki bütün
fiillerin temelinde rahmaniyet ve
rahimiyet vardır. Mesela bir adam çok
zengin
olsa birilerine yardım etmesi için önce
onda şefkat olması lazım. Şefkat olmasa
kimseyle paylaşmaz ki o zenginliğini.
Değil mi? O zenginin fakire yardım
etmesi, ihtiyacı olmayanın muhtaca
yardım etmesindeki en temel sebep hem de
hiç ihtiyacı olmayan birisinin ihtiyacı
olan birine yardım etmesi. Bu ancak
şefkat ve merhametle izah edilebilir.
İşte Cenab-ı Hak Kur'an'ın 114 yerinde
kendini erhamur rahimin olarak
tanıtıyor. Yani Kur'an'ı biz şöyle bir
süssek Kur'an'dan ne çıkar? Kimdir
Rabbimiz bizim? Rabbimizi bize tarif
eden dört büyük üstattan birisi Kur'an-ı
Kerim'dir. Benim Rabbim kimdir? Kur'an'a
soralım. Kur'an'dan şöyle süzdüğümüz
zaman 114 defa erhamurrahimin,
erhamurrahimin, erhamurrahimin olarak
kendini tanıtan bir merhametli
Allah'ımız var. Bütün annelerin şefkati
onun şefkatinin yanında bir nokta ve
parıltı bile değil.
İşte Allah rahmaniyetini ve rahimiyetini
bu sofraları bize göndererek
gösteriyor. Rablığını, rububiyetini,
uluhiyetini bu sofraları bize göndererek
gösteriyor. Fakat peki Ramazan'ın
bununla ne alakası var?
Fakat insanlar gaflet perdesi altında ve
esbap dairesinde o vaziyetin ifade
ettiği hakikati tam göremiyor. Bazen
unutuyor. Değil mi? Mesela kapımız
çalsa dışarıda bir koli yardım kolisi
ilk başta ne yaparız ya? Bu nereden
geldi? Bir araştırırız.
Ertesi gün bir daha kapı çaldı. Aynı
vakitte yine bir kori geldi. Allah
Allah. Kim getirdi bunu? 3üncü güncü gün
bir hafta üst üste aynı koli geldiği
zaman artık bir haftadan sonra kapı
çaldığı zaman bizde bir ülfet ve gaflet
oluşur. Oğlum git şu koliyi içeri al
deriz. Değil mi? Artık nereden geldi?
Kim getirdi, kim gönderdi? Bunun peşine
düşmeyiz. Ha ne zaman
kiir, kapı da çalmaz. Allah. Bu kolordu
ama niye gelmedi? Ha işte o zaman anlar
ve hatırlarız ki birisi bize bunu
gönderiyor. Bu koli tesadüfen gelmiyor.
Bu başkasının bize ikram-ı ihsanı
hediyesi. Bu manada onu ne yapar?
Hatırlatır. Şimdi senenin 12 ayın 11
ayında Cenabı Hak tabiri caizse
otomatiğe bağlamış. Başımızdan aşağıya
nimetleri yağdırıyor değil mi? Acıkmadan
yemek yiyoruz, susamadan su içiyoruz. O
nimetlerin kimden nasıl geldiğini, ne
kadar büyük bir mucize olduğunu, Cenabı
Hakk'ın ziyafetleri ve sofraları
olduğunu unutuyoruz. O Allah'ın
rububiyetini unutuyoruz. Yani bu
mahlukatın yaratılmasındaki en birinci
gaye oradaki esma-i ilahiyeyi
okumaktır. Makasıdı rabbaniyeyi
keşfetmektir, tespit etmektir. Onları
yemek en son görevdir. Çöpe gitmesin,
mideye rızık olarak gitsin. Yani o elma
yaratıldı, sen onu ye diye
yaratılmadı. O en son iş. İlk iş o
elmada rububiyet-i ilahiyeyi temaşa
etmek. Ya Rabbi sen nasıl bir rafsın?
Bütün kainatı süzdün. Bu elmayı
yarattın. Bir elmanın olması için
eşittir kainat olması lazım. Kainatın
sahibinden başkası o elmayı
yapamaz. Ya Rabbi sen ne kadar
müzeyyinsin. Ne kadar güzel bunu
süslemişsin. Nasıl bir tasarım mucizesi,
nasıl bir musavir, bir ölçüye göre
yaratmış, nasıl bir mukaddir, bir hikmet
var. Onun vitamini sana faydası var.
Nasıl bir hakim? E onu idare etmesi var.
Nasıl bir
müddebbir? Onu terbiye etmesi var. Nasıl
bir mürebbi? Bu manada sen o elmayı oku
diye sana gelen bir mektup. Bunları
yaptıktan sonra 100.000 afiyet olsun.
Ondan sonra
yiyebilirsin. İşte bu manada o kapı
sürekli çalıp sürekli o rızıklar geldiği
için acıkmadan yediğimiz için susamadan
içtiğimiz için onların nimet olduğunu
çoğu defa unutuyoruz. Cenabı Hak
Ramazan'da bu nimetleri elimizden
alıyor. Elimizden alarak o nimetlere
dikkatimizi çekiyor. Onların nimet
olduğunu hatırlatıyor. Onların bizim
malımız ve mülkümüz olmadığını ihsas
ediyor, hatırlatıyor. Ve bununla
birlikte umumi bir kaide gibi sofralar
hazırlıyor. Aslında bütün sofralar onun
da insan herkes farklı vakitlerde
yemeğini yediği için bu manada gaflet
edebiliyor. Mesela bir lokantaya
giderim. Çok işlek bir
lokanta. Bir gün içinde belki o
lokantada on binlerce insan yemek yiyip
karnını doyurur. Ama herkes farklı
vakitlerde kaşığı tuttuğu için, yemeği
yediği için orada bir ziyafet havası
hissedilmez, görünmez. Ama bir düğün
yemeğine gidelim.
Herkes oturur değil mi? Düğün sahibinin
buyur demesini bekler. Herkesin
oturması, düğün sahibi buyur dedikten
sonra yemeğe başlaması orada bir ziyafet
havasını ne yapıyor? Hissettiriyor. Ve
sen biliyorsun ki bu birisinin bizlere
neyi? İkram ve ihsanı.
Cenab-ı Hak aynı bu manayı bizde
tahakkuk ettirmek, ihsas ettirmek için
bir kural ve kaide getiriyor. Diyor ki,
"Kimse gün içinde ekmeğe, yemeğe
dokunamaz. Kaşığı eline alamaz. İftara 5
dakika kala şöyle İstanbul'daki bütün
çatıları kaldıralım. Evlerin çatılarını
bir kuş bakışıyla şöyle bir nazar
edelim." değil mi? Evlerde sofralar
hazır mı? Hazır. Bir de Ramazan'daki o
iftar sofralarına Allah ayrı bir bereket
vermiş. Bizim bir arkadaşımız var.
Asgari ücretle çalışıyor. Diyor ki abi
diyor normal zamanda ucu ucuna zor
yetiştiriyoruz ama Ramazan'da her günde
tekellüflü sofra tatlımız da var.
Ramazanın sonunda maaşımız diyor
fazlasıyla kalıyor diyor. Yani
anlamıyoruz çünkü. Niye? Çünkü Ramazan
Rahman'ın sofrasıdır. Ramazan Rahman'ın
ziyafetine davet olduğu için her iftar
sofrası süslü ve püslü. Herkes oturmuş
neyi
bekliyor? Ev sahibinin, asıl ev
sahibinin buyurun demesini bekliyor.
Tabii normalde misafirliğe gittiğimiz
zaman edeptendir, adaptandır. Ev sahibi
buyur demeden oturlanır mı? Oturulanmaz.
Ayıp olur. E şimdi iftar vaktinde
gidiyorsun
misafirliğe. Ev sahibi buyur dese de
buyuramazsın. Niye? Çünkü asıl ev
sahibi, asıl padişahlar padişahı buyurun
demeden ev sahibi de buyur edemez. O
zaman demek ki o yemekler o ev sahibinin
değil.
İşte imamın akşam ezanında Allahu ekber
demesi Cenabı Hakk'ın kullarını ziyafete
davet etmiş ve o kullarına manen buyur
demesi gibidir. Yani Ramazan Rahman'ın
ziyafetine bir cihette nedir?
davettir. İşte üstat bir cümle söylüyor.
Böyle bir değil mi ziyafete diyor
iştirak etmeyen hiç insan ismine layık
mıdır diyor. Düşün Rahman bizi sofrasına
davet ediyor. Akşam iftar
sofrası o
ziyafettir ve insanların bir kısmı o
ziyafeti reddediyor. Kabul etmiyor. İşte
o ziyafete, o sofraya iştirak etmenin en
birinci şartı aç olmak, oruçlu olmak.
Bir padişahtan çok teküflü bir davet
gelirse insan gündüzden bir şey yemez ki
aç gideyim değil mi? Ayıp olmasın. Hem
de şimdi orada beni muhakkak güzel
şeyler bekliyordur. O sofraya aç
gidilir. İftar sofrası da Rahman'ın
sofrası ziyafeti olduğu için Cenab-ı Hak
o sofraya bizi aç davet ediyor. Aç davet
ediyor ki ne yapalım? O sofranın
kıymetini bilelim. Ziyafet-i ilahiye
olduğunu
hatırlayalım. Tevhit ve vahdette cemal-i
ilahi ve kemal-i rabbani görünür diyor
üstat.
Tevhit ve vahdette bu görünüyor. Eğer
tevhit ve vahdet olmazsa o mana, o sır
ve o güzellik
kaybolabilir. Mesela bir insanın karnını
doyurmak basit bir
iştir. Ama bütün insanların karnını
doyurmak çok teküflü bir iş. Ona göre
bir sermaye, ona göre bir para, ona göre
bir cömertlik, ona göre bir merhamet
gerektirir. Şimdi Cenabı Hak bugün bütün
mahlukatın karnını doyurdu. Değil mi? Aç
giden yok. Sadece insanların değil,
kedilerinde, balıklarında,
timsahlarında,
zürafalarında. Şimdi olaya tevhit
nazarıyla bakıldığı zaman bir insanın
karnını doyurmak var. Yani ben yedim,
karnım doydu. Bir de benimle birlikte
Cenabı Hak bütün mahlukatın karnını
doyurdu. İşte kemalat, cemal, güzellik,
ihsan, ikram, lütuf birlik penceresinde
görünüyor. Cenab-ı Hak
Ramazan'da herkese aynı sofraya
oturtarak, herkese aynı anda
başlatarak bu manada tevhidini
gösteriyor. Yani diyor ki hepinizi
yediren, içiren, doyuran, yaşatan,
hayatını devam ettiren benim diye burada
tevhidini bize göstererek rububiyet-i
ilahiyeyi, rahmaniyeti rahmaniyet-i
ilahiyeyi bize ne yapıyor? bu Ramazan-ı
Şerift'teki açlıkla, bu iftar
sofralarıyla ihsas ediyor ve hatırlatmış
oluyor. Cenabı Hak bu manayı
hatırlamayı, bu şuurla ibadet
edebilmeyi, oruçlarımızı tutabilmeyi
hepimize nasip eylesin inşallah.
Hakikaten Ramazan tam bir ticaret
mevsimi, tam bir manevi bir iklim, nisan
yağmurunda yağan bir yağmur gibidir.
Peygamberimiz aleyhissalatu vesselam
Ramazan ayına ulaşıp bayram sabahına
çıkıp kendini affettirmeyene yazıklar
olsun diyen Cebrail Aleyhisselam'ın
duasına amin demiş. Yani ne demek?
Ramazan-ı şerifte affedilmek garanti.
Peki kim
affedilmiyor? Müracaat etmeyenler
affedilmiyor. Yani devlet bir vergi affı
çıkarmış. Herkesin vergi borcu silinmiş
ama bir adamın vergi borcu silinmemiş.
Kim o? Dilekçe vermeyen, müracaat
etmeyenin borcu silinmez.
Ramazan affedilmeye o kadar müsait, o
kadar garanti ki Cebrail Aleyhisselam o
yüzden bu duayı yapıyor. Burnu yerde
sürünsün. Yani Ramazan geldiği halde
Ramazan'a rağmen mi bir insan kendini
affettirmiyor? O zaten gitsin cehennemde
yansın. Cenabı Hak kulunun ömrüne bazı
aralıklarla reset tuşu koymuştur. Reset
tuşu değil mi? Bazen kombi kafayı yiy.
Bir reset tuşu vardır ya 3 saniyeye
basarsın. O 3 saniye onu kendine
getirir. Kulun da resetleme tuşları
vardır. Her bir namaz bir reset
tuşudur. Öğlen namazını kılan bir insan
sabahtan öğleye kadar işlediği küçük
günahlara keffaret olur. O namaz Allah
onu affeder.
Cuma namazını kılan bir insan bir önceki
cumadan kılmış olduğu cuma namazına
kadarki zaman diliminde işlemiş olduğu
küçük günahları Cenab-ı Hak o cuma
namazıyla keffaret kılar. Onu affeder.
Çünkü Cenabı Hak bahane arıyor bizi
affetmek için. Bu manada Ramazan da çok
büyük bir reset tuşudur. En büyük reset
tuşu hacdır. Cenabı Hak kulunun
geçmişini tamamen
affediyor. Ramazan da fakirin haccıdır.
Bir büyük hac var, bir de küçük hac var.
Büyük hac kurbanın arefesinde Arafat
dağında olanı Allah affeder. Küçük hac
da Ramazan ayında Ramazan'a layık bir
şekilde
orucumuzla, ibadetimizle, namazımızla,
teravimizle, Kur'an'ımızla meşgul olup e
zaten nefis ve şeytanda Cenabı Hak elini
kolunu bağlıyor. Bütün bütün iptal
etmiyor da imtihan devam eder. Ama
bağlıyor onu. Hani bir köpek, açık bir
köpek her an saldırabilir ama bağlı
köpek sen onun alanına girmediğin
müddetçe o sana saldırmaz. Ama sen onun
alanına girersen bağlı da olsa affetmez
seni. Bu manada nefis ve şeytanı da
Cenabı Hak
bağlıyor. Ramazan'ı müsait bir iklim
haline getiriyor. Yeter ki bizler
müracaat edelim, af dileyelim. Ve
Cenab-ı Hak da bizi zaten bahane arıyor
ki affetsin. İşte bu manada insan bu
anları, bugünleri güzel değerlendirmeli.
Güzel
değerlendirmeliyiz. Yani meseleye bir de
şuradan bakalım.
Yani düşün ki yani bu ay nasıl bir ay ki
Allah katında ne kadar değerli bir ay ki
bırak haramı helali bile yasak ediyor.
Bak su helal ekmek helal yemek helal.
Yani bu ayda Cenabı Hak helali bile
bizim elimizden
alıyor. İşte bu ayda haram işleyenlerin
vay
haline. Helali bile almışken bir insanın
bu ayda haram
işlemesi çok ciddi manada meleklerin
nefretini tahrike sebep olur.
Gayretullah'a bile
dokunabilir. Cenabı Hak bu ayda böyle
bir gafletten hepimizi muhafaza eylesin.
Amin. Şimdi aşk sadakat ister. Sadakat
de ispat ister. Ramazan-ı şerif kul ile
Allah arasındaki sevgi ve muhabbetin en
büyük kanıtlarından birisidir. Mesela
Mecnun Leyla'ya dese ki benim için ne
yaparsın? Leyla Mecnuna dese ki benim
için ne yaparsın? Ne istersen onu
yaparım. Yapmaz mı? Aşık maşukuna her
istediğini yapmaz mı? Gerçek aşık yapar
elbette. Peki benim için aç kal dese aç
kalır mı? Kalır ve keyifle
kalır. Ve herhalde Leyla'nın yanında bu
açlığı mevzu bahis eder mi? Ne kadar
daha aç kalacağım? Bugün de çok susadım.
Bugün de hava çok sıcak demeye hicap
eder. Değil mi? gönlüne bir şey
gelmesin. İncitmemek adına onun yanında
diri ve canlı durmaya çalışır ki ayıp
olmasın
diye. Aynen bunun gibi. Yani aslında biz
yani düşün ki en sevdiğimiz iş olan,
hayatımızın devamının sebebi olan yemek
ve içmeyi telk ediyoruz. Kimin için?
Asıl hakiki aşkın sahibi olan, aşk-ı
lahütü olan Cenabı Hak için ya Rabbi ben
seni öyle seviyorum, ben sana öyle
tapıyorum, ben sana öyle aşığım ki ben
senin için aç kaldım. İşte bu manayı
bozmamak adına üflemeler, püflemeler 10
saniye kaldı, 20 saniye kaldı. Bugün bir
akşam olsaydı bak düşün duş almayı bile
mekruh görmüşler alimlerimiz. Niye?
Sanki hani oruçtan zorlanıyorum havası
olmasın diye de oruç esnasında duş
almayı bile mekruh saymışlar. Yani ya
Rabbi ben seni öyle seviyorum ki senin
için ben aş aç kalıyorum. O yüzden
Cenabı Hak buyurur ki oruçlunun
mükafatını ancak ben veririm. Melek
bilmiyor ki onun mükafatını yazsın.
Melek oraya oruç diye kaydeder yazar. O
oruçlunun mükafatı ancak Allah'a
mahsus. Hani öyle anlatıyorlar. Geçen
bir abimiz de anlattı. Böyle bir gün
yaşlı adam çocuklara şeker
verirken, çocuklara şeker
verirken çuva poşeti uzatmış çocuk
şekeri alsın diye. Çocuk demiş ki amca
demiş sen ver demiş. Demiş sen niye
almıyorsun? Demiş senin ellerin daha
büyük.
Şimdi o çocuk alsa alacağı 3 be şeker
ama eli daha büyük biri alsa elbette
daha küllü ve büyük şekerleri elde
edebilir. Şimdi Cenabı Hak diyor ki
oruçlunun mükafatını ben veririm. Melek
vermiyor, peygamber vermiyor, bir beşer
vermiyor. Kim? Ancak Allah veriyor. İşte
onun sonsuz hazinesi sonsuz nimetlerini
vermeye müsait olduğu için sonsuz şefkat
ve merhametinden bu orucun inşallah
sonsuz meyvelerini o rahmet-i ilahiyeden
ümit ediyoruz inşallah. Oruca böyle
bakalım. Bu hissiyatla tutalım. Cenabı
Hak inşallah oruçlarımızı,
ibadetlerimizi külli bir şekilde kabule
mazhar eylesin. Sühaneke ilme
illemtena inneke entel alimül
hakim. Hamdülillahi rabbil alemin. Kısa
bir hatim duamız var. Hatimlerimiz var.
Ortalama bir 15 tane hatim var. Onların
duasını birlikte yapalım.
Amin. Euzü billahi mineşşeytanirracim.
Bismillahirrahmanirrahim.
Estağfirullahel azimel kerimellezi la
ilahe illa hüvel hayyül kayyum ve etub
iley sühan allahümme salli alâ seyyidina
Muhammedin ve al ali seyyidina
Muhammedin ve
[Müzik]
Amamdülillahi rabbil alemin. Ya Rab
kusurumuzu affet. Bizi kendine kul kabul
et. Emanetini kabzetmek zamanına kadar
bizleri emanette emin kıl. Amin. Son
nefesimize kadar bizleri esrar-ı imaniye
ve hakaik-ı Kur'aniye ile meşgul eyle.
Amin. Bizleri bir an bile nefsimizle
başa bırakma Allah'ım.
Küçük yaşımızdan bu yaşımıza kadar
bilerek bilmeyerek büyük küçük ne kadar
günah işlediysek hepsinden utanıyoruz,
pişmanız, mahcubuz. Bütün günahlarımızı
affeyle Allah'ım. Amin. Bayram sabahına
bir günahımız dahi kalmayacak şekilde
bizleri ve bu kardeşlerimizi affeyle
Allah'ım. Son nefesimizde buyurun ol
dayı. Peki. Eşhedü en la ilahe
illallah ve eşhedü enne muhammeden
abduhu ve resulü diyerek çene
kapayabilmeyi nasip eyle. Kabirde münker
nekir meleklerinin suallerine Kur'an
hakikatlerle cevap verebilmeyi nasip
eyle Allah'ım. Amin. Mahşer gününde
peygamberimiz aleyhissalatu vesselam'ın
sancağı altında toplanıp amel
defterimizi sağ taraftan alıp arşın
gölgesinde gölgelenip sırat köprüsünü
süratli geçip cennetini cemalini nasip
eyle Allah'ım. Amin. Ya Rabbi hasta
kullarına şifalar ihsan eyle. Amin.
Hasaten şu an hastane köşelerinde inim
inim inleyen şifaya muhtaç olan bütün
kardeşlerimize ve amin diyen
kardeşlerimizden şu an kalbimizde
geçirmiş olduğumuz ne kadar hasta
akraba-ı taallukatımız varsa Şafi ismin
hürmetine şifalar ihsan eyle. Dertli
kullarına devalar ihsan eyle. Borçlu
kullarına borçlarında ödeme kolaylıkları
ihsan eyle. Amin diyen kardeşlerimizin
kalbimizde gönlümüzde hangi arzu ve
isteğimiz varsa hakkımızdan hayırlısıyla
nasip eyle. Hangi derdimiz, endişe,
korku ve tasamız varsa bütün
sıkıntılarımızı bertaraf eyle. Amin.
Merhametsiz insanları bize musallat etme
Allah'ım. Ya Rabbi ittihad-ı İslam'ı en
garibi zamanda nasip eyle. Amin.
Lazıyla, Çerkeziyle, Türküyle, Kürtüyle,
Arabıyla bütün ehli iman kardeşlerimizin
kalplerini birbirine musahhar eyle.
Amin. Allah için birbirimizi sevebilmeyi
nasip eyle. Amin. Ya Rabbi,
Filistin'deki, Gazze'deki ve bütün alemi
İslam'daki Müslüman kardeşlerimize
yardım eyle. Mescid-i Aksay'yı en garibi
zamanda özgürlüğüne kavuşmasını nasip
eyle. Amin. Başta İsrail olmak üzere
bütün din
düşmanlarını, ülkemizin düşmanlarını,
bütün insan düşmanlarını kahhar ismille
kahru perişan eyle. Ya Rabbi, okumuş
olduğumuz hatmı şerifeleri, salavat-ı
şerifeleri, Yasinleri, tebarekeleri,
fetihleri dergah hizzetinde kabul eyle.
Hasıl olan sevabı evvel bizzat kocayı
kainat fahri alem Hazreti Muhammed
Mustafa Aleyhissalatu Vesselam'ın ruhuna
hediyeledik. Kabul eyle, haberdar eyle.
Amin. Adem babamızın, Havva annemizin
ruhlarını hediyeledip kabul eyle.
Aralarında her ne kadar peygamberler,
salihler, sıddıklar geçmişse onların da
ruhlarını hediyeledik. Kabul eyle. Amin.
Ashab-ı güzin, halife-i raşidin, ezvac-ı
tahiratın, tabiin, tebe-i tabiin,
meşayihin, ulemanın, alimlerin,
ariflerin, arafların üstadımız
Bediüzzaman Said Hazretlerinin, bütün
Nurtar ve sahabe-i kardeşlerimizin,
bütün Kur'an talebelerinin, bütün
müminin ve müminatın ruhlarına
hediyeledik kabul eyle. Hasreten amin
diyen, Ekrem başında amin diyen
kardeşlerimizin vefat etmiş bütün
akraba-ı talukatlarımızın ruhlarını ayrı
ayrı hediyeledik kabul eyle. Amin.
Hasaten Gülsün annemizin, Nadiye
annemizin, Ersin kardeşimizin, Binnaz
babaannenin, Mürsel amcanın, Hacı Fikret
abimizin ve bütün ehli iman
kardeşlerimizin ruhlarına hediyeledik.
Kabul eyle. Kabirlerini pür, nur,
makamlarını cennet eyle. Amin. Bizlerle
hallendimiz arkamızdan duaları,
yasinleri eksik etme ya Rabbi. Amin. Bir
hürmeti daha ve yasin. Allah salâ
seyidina
Muhammedin
ve şifai
ve alibi ve sahbihi ve sellim
minürmetil fatiha.
UNLOCK MORE
Sign up free to access premium features
INTERACTIVE VIEWER
Watch the video with synced subtitles, adjustable overlay, and full playback control.
AI SUMMARY
Get an instant AI-generated summary of the video content, key points, and takeaways.
TRANSLATE
Translate the transcript to 100+ languages with one click. Download in any format.
MIND MAP
Visualize the transcript as an interactive mind map. Understand structure at a glance.
CHAT WITH TRANSCRIPT
Ask questions about the video content. Get answers powered by AI directly from the transcript.
GET MORE FROM YOUR TRANSCRIPTS
Sign up for free and unlock interactive viewer, AI summaries, translations, mind maps, and more. No credit card required.