Yapay zeka bazı meslekleri tabii ki yok edecek | Grok'a kim sınır çizecek? | Ayşegül İldeniz
FULL TRANSCRIPT
Yapay zekayı anlamamak, kullanmamak,
kariyer intiharı. Yani bu biraz böyle
işte internet kullanımını öğrenelim
falan gibi bir şey değil. Mantığını
anlamak gerekiyor. Bir call center, bir
müşteri hizmetleri, sorulan soruların
%98'i standarttır. Zaten bu standart
şeyleri son derece iyi bir şekilde bugün
üretici, yapay zeka halledebiliyor.
Halledebildiği başka bir sürü şey var.
Bu bağlamda bununla ilgili işler tabii
ki yok olacak. kısa zaman da yok olacak
ve bunları da değerlendiren, yapan
insanlara da ihtiyacımız olmayacak.
Hakaret vari
şeyler yasal olsa bile aykırı şeyler
olabilir ve bunu kim kısıtlayacak? Yani
o çizgiyi kim çizecek? Eee, Muskrock
onun en bir tarafında bulunan bir örnek.
Diğer
>> merhaba Ayşegül Denizle geleceği
konuştuğumuz videolara devam ediyoruz.
Hoş geldiniz.
>> Hoş bulduk.
>> Eee, şimdi oksijende çıkan, eee, son iki
yazınıza odaklanalım. eee bu sefer eee
yapay zekanın getireceği işsizlik
dalgası üzerine iki tane eee ciddi
uyarılar içeren aynı zamanda çözüm
önerileri de getiren eee iki yazı
yazdınız. Şimdi oradaki verilerle
başlamak istiyorum. eee iki tane CEO'nun
Antropik ve JP Morgan bunlar alanlarının
çok önemli iki şirketi. CEO'larının
yapay zeka işsizliği, yapay zeka
kaynaklı işsizlik eee uyarılarıyla
başladınız ve özellikle antropik CEO'su
Dario Amodei'nin, eee, kan banyosu
tabirini kullandığını görüyoruz. 1 yıl
arasında tüm beyaz yakalı işlerin yarısı
yok olabilir ve bunun bu da işsizliği %
10 ile 20'ye sıçratabilir. Şimdi yapay
zeka işleri elimizden alacak korkusu var
ama şimdi artık o günler mi geldi?
>> Bu konuda tartışma var. Bence geldi.
Eee, genel olarak bir işten çıkarma
akımı var. Sadece teknoloji sektöründe
yok. dünyanın farklı yerlerinde ve
teknolojiyi daha eee günlük işlerin
içinde kullanan şirketlerde de oldu bir
dökülme. İlk önce bu veriyi analiz
etmesi gereken insanlarla yavaş yavaş
başladı bu ve duyuyoruz bunu. Şimdiye
kadar anekdot yani gerçekten yüzde şu
kadar yapay zeka yüzünden çıkarıldığını
söyleyen bugüne kadar galiba Google gibi
büyük şirketler bir kısmını kabul
ediyorlar bunun ama böyle daha başka
sektörlerdeki şirketler henüz bunu kabul
etmiş değil. Eee, az bir kısmının doğru
olduğunu kabul etsek bile ki bence öyle
olmaya başladığını ben düşünüyorum. eee
özellikle de giriş seviyesindeki beyaz
yakalılar yani kariyerlerine ilk adım
atmış ve aslında hayatının geri
kalanında öğrenecekleri yetenekleri
yavaş yavaş oluşturmaya başlayan genç
insanları etkiliyor. En başta bugünlerde
bu iş bir iki makineların kolaylıkla
yapabildiği ya da yapabileceği rutin
işleri yapmaya başlıyor. Bu arada da
rutin işlerken eee uç uç bir örnek
vereceğim size. Rutin işleyince alt alta
2 + 2 + 5'i toplamaktan bahsetmiyorum.
Mesela işe alım görüşmelerini yapay
zekaya yaptırıyorlar. 10.000 kişiyi,
20.000 1000 kişiyi eee bir şekilde
görüşme yapıp onları değerlendirmeniz
gerekiyor. Ya da size gelen çok ciddi
miktarda yüzlerce binlerce eee CV'yi
okuyup özgeçmişi seçim yapmanız
gerekiyor ve bunları çok hızlı bir
şekilde yapay zekayla ilkeleme dediğimiz
yani en eee sizin kriterinize uygun
insanları seçme aşamasını yapay zekaya
büyük şirketler bırakmaya başladılar. Bu
anlamda bu ne anlama geliyor? İnsan
kaynaklarında
>> Evet. İK departmanının derhal küçülmesi
ya da muhasebede de aynı şey. Yani eee
çeşitli analizleri, veri analizleri,
işte harcamaları, gelirleri, giderleri
dekii anomalileri, fazlalıkları, rutinin
dışındaki şeyleri aslında yapay zekaya
eee
keşfettiriyorlar, buluyorlar ve o
raporlarla devam etmeye başladı
şirketler. Bu nasıldır? Ben de staj
yaptım. çok staj yaptım gençken. Eee,
bize işte böyle bir ben stüdyoda
çalıştım ve işte suyu da getirirsiniz
konuğun eee lojistik işlerini de
yaparsınız ama çok karışık oturup
soruları da size yazdırırlar. Bunlar
gibi yani aslında orada iş ne demek?
Nasıl bir iş kültüründe var olunur? işte
müdürünüzle nasıl doğru bir şekilde başa
çıkarsınız falan gibi böyle hayatımızın
geri kalanında bize yardım edecek
şeyleri öğrendiğimiz işler korkarım
yavaş yavaş ortadan kalkıyor. Onun için
eee gerçek ama Dario tabii çok iddialı
bir şey söyledi. Biraz da şey diyorum
ben. Yani o kara eee kutunun kapağını
açtı ve dışarıya çok büyük bir tartışma
fışkırdı. Biz bunu birazcık hasır altı
ediyorduk birkaç yıldır. Bu çok gerçek
bir tehlike olduğu halde tartışmamayı
tercih ettik bugüne kadar. O tartışma
ortaya çıktı.
>> E peki şimdi bir tartışma başladı. Bu
tartışma esas olarak nereden yürüyor?
Yani insanları şimdi mesela gençleri
özellikle çok eee risk altında
bıraktığını görüyoruz. eee adapte edelim
insanları buna adapte edelim mi yoksa
muhtemel tepkileri nasıl yönetiriz mi?
Sebepleri mi eee düzenlemeye
çalışıyorlar yoksa sonuçları kontrol
altına mı almaya çalışıyorlar?
>> Şimdi öncesi ikisini de yapmıyorlar.
Hemen ben sorunun yanıtını vereyim. Hiç
karışık bir şey yok. Yani hani bunun
farkında olmamız, bu konuyu düzeltmek
için bir şey yaptığımız anlamına
gelmiyor. Şirketler tabii sondan sonra
kaynaklarına kendileri hakim olduğu için
onlar bir şey yapıyor. Anlatayım onu.
Ama
>> regle edenler, yasa yapıcılar bu işi
aslında bizim hayatımızı sosyal bir
şekilde zenginleştirmesi ve
iyileştirmesi gerekenler bu konuya daha
gelmediler.
günlük etrafımızda her gün uyanınca
nefes aldığımız problemlerle başa
çıkmaya çalışıyorlar.
>> Yani devletleri ve uluslararası
kurumları onları kastediyorum. Bence bu
tartışma oralarda daha başlamadı. Var
bazı çözümler. Ona girelim ama ona
girmeden önce bir şey söylemek
istiyorum. İlk olarak yani bu ben
Silikon Vadisi'e San Francisco'da oturan
bir insanın yaşadığı bir heyecan ve
heyecandan biraz negatif bir heyecan
galiba korku diyelim adına. Bunu hani
anza belki de bu geliyor ve biz bu
konuda bir şey yapmıyoruz diye oturup
yazıları ben yazıyorum. Bir yandan
aslında bu geçişin hiç de pat diye
olmayacağını düşünenler var. Onu bir
park edelim. Yani bu işin uzun yıllar
içinde olacağını düşünenler var ya da
kademeli ve sınırlı bir etkiliyle
olacağını düşünenler var. Onlar da şuna
referans veriyor. Kimsenin hakkını yemek
istemiyorum burada. Diyorlar ki 100
yılın başında insanlığın sadece %2'si
eee tarım dışında çalışıyordu. %98'i
çiftçilik yapıyordu insanlar. Tarlalarda
çalışıyorlardı. Biz aslında 100 yıl gibi
aslında insanlık tarihi için çok kısa
bir zaman içinde bugünkü
endüstriyelleşmiş, şehirleşmiş dünyaya
uyum sağlamayı başardık ve eee bir tek o
değil. İnternet devrimi son 203 yıl
içinde meydana geldi. Ona da uyum
sağdık. Yani internet öncesinde de çok
ilginç işler vardı ve artık yoklar
bunlar. Neredeyse herhalde bir %40'ı
falan işlerin değişti. Yapısı da değişti
işlerimizin. Birinci okul bu yarın
gelecek. Yani yarından baktım 3 3 vakte
kadar 2 yıl içinde 5 yıl içinde 10 yıl
içinde gelecek diyenlerle
>> biz topluca 8 milyar okyanusa pat diye
düşeceğiz yani diyenler bunlar. Öbür
tarafta hayır biz bunu birkaç jenerasyon
içinde farklı yetenekleri geliştirerek
buna uyum sağlayarak ve eee özel
sektörün ve ekonominin gücüne güvenelim.
Onlar o işleri hiç durmadan hızla
yaratırlar. Yeni jenerasyon bu
adaptasyonu düşündüğümüzden daha hızlı
yapacak diyenler var. Yani ikiye
bölünmüş şekilde şu anda tartışma.
>> Bunun nasıl ama nasıl olacağına dair bir
tahminimiz şu anda olamaz değil mi? Yani
yap yaşayıp göreceğiz gibi mi düşünelim?
>> Eee zor bugün bilmiyoruz. Bunu
bilmiyoruz ama bildiğimiz şeyler var
bugün olan. Yani ben yazımda üç vakitten
bahsettim. Birinci vakit çok net. giriş
seviyesindeki analizle alakalı, veriyi
değerlendirmeyile alakalı, bilgiyi
toparlamakla alakalı ve olabildiğince
rutin yani makine öğrenmesine
tanımlayabildiğimiz şeylerden
bahsediyorum ben. Yani bir call center,
bir müşteri hizmetleri, sorulan
soruların %98'i standarttır zaten. Bu
standart şeyleri son derece iyi bir
şekilde bugün üretici yapay zeka
halledebiliyor. Halledebildiği başka bir
sürü şey var. Bu bağlamda bununla ilgili
işler tabii ki yok olacak. Kısa zamanda
yok olacak ve bunları da değerlendiren,
yapan insanlara da ihtiyacımız
olmayacak.
>> Peki o zaman şunu sorayım. Şimdi hızlı
ya da kademeli bu bunu bir tartışmayı
bir kenara bırakarak devletlerden,
kurumlardan ya da küresel olarak
insanlıktan medet ummak yerine bireysel
olarak kendimizi mi kurtarmalıyız?
Kendimiz mi adapte olmalıyız? Ve tabii
bunu bir de nasıl yapabiliriz?
>> Evet. En büyük problem zaten geçiş. Yani
iki jenerasyon ya da hatta bir
jenerasyon sonrası bugün doğan çocuklar
bu işi çözecekler. Benim hiçbir şüphem
yok buna. Yani insanoğluna muhteşem
adaptasyon yeteneği, beyniyle bunu her
işi başarabilmemiz bizim dair muhteşem
örneklerimiz var. Benim onda şüphem yok.
O aradaki jenerasyona ne olacak? Eee,
biz bile değil. Bizden iki sonrası, bir
sonrası ne olacak sorusunu da
>> eee bir o yetenekle yani buna adapte
adapte olamayacak, işsiz kalacak
insanların karınlarını doyurması
gerekiyor ve yapabileceklerini de derhal
yapay zekayı öğretmemiz gerekiyor.
Onlara teknoloji kullanmayı öğretmemiz
gerekiyor. teknolojiyle çiftçilik,
teknolojiyle yemek yapma, teknolojiyle
eee
müşteri yönetimi, teknolojiyle
gazetecilik yapmak gibi kendi başımıza
öğrenmek zorunda kaldığımız şeyleri
aslında kurumlar ve devletler
kolaylaştırabilir.
Daha proaktif bir biçimde insanların bu
sıçramayı kolay yapabilmesi için eğitim
faaliyetlerini yaygınlaştırabilir. Bu
çok açık bir şey. İkincisi de tabii bu
ünlü evrensel asgari ücret tartışması
var. Çok para kazanan ve paranın çoğunu
kazanacak 3 be tane şirkete tabii ki
vergi koyabiliriz. Yani bu çok aleni bir
durum ama bir tek o değil. Eee toplumda
sürtüşmelere,
karışıklıklara neden olabilir. Bu çok
boyutlu bir işsizliğe gidilirse. Yani
dünyada bugün işte %8 ile e %20 arası
belki de bazı ülkelerde çok daha büyük.
Afrika'da mesela daha geniş bir eee
işsizlik var. Eee bu
insanları bir şekilde şirketler tabii ki
ü tane ülkede, be tane ülkede bütün
dünyanın geri kalanında ciddi bir uçurum
riski var. Oradaki devletlerin çok daha
proaktif bir şekilde o asgari ücreti ya
da minimal refahı sağlaması gerekecek
insanlara nereden karşılayacaklar bunun
kaynağını gibi tabii büyük sorularımız
var. düşünmeye başlamak gerekiyor diye
düşünüyorum bunları. Şimdi birey,
>> gelelim bireye.
>> Gelelim bireye. Tabii en önemli şey o.
Yani eee
bireyler ne yapmalı? İnanın bana en yani
bu konudaki popüler insanlardan bir
tanesiyim. Biricik güzel dostlarım hep
beni arıyorlar. Bizim çocuk ne okumalı?
Üniversitede ne yapmalıyız? İşte liseden
şuradan mı başlayalım? işte hangi meslek
e daha
doğru geçerli olacak gibi bu soruları
soruyorlar. Şimdi bunun yanıtını vermek
çok zor ama alen iki tane konu var bence
benim önümde onları söyleyeyim.
Birincisi tabii ki yapay zekayın ne
olduğunu anlamak gerekiyor. Yani bu
biraz böyle işte internet kullanımını
öğrenelim falan gibi bir şey değil.
mantığını anlamak gerekiyor. Eee, çünkü
bu bir algoritma ve bizim oluşturduğumuz
bir şey. Yani niye oluşturabiliyoruz?
Nasıl oluşturabiliyoruz? Hangi mantıkla
verimli olur? Hangi mantıkla çok
anlamsız şeyler size söyler? Çözmek
lazım. Çözdüğümüz zaman her ne iş
yapıyorsak ona uyum uyum sağlayabiliriz,
üretebiliriz. Doğru pramtı verebiliriz,
kullanabiliriz. O anlamda hani eee ben
şuna inanıyorum. Yapay zekayı anlamamak,
kullanmamak kariyer intiharı bence. Yani
bugünden her ne seviyede her kim ol
özellikle de genç arkadaşlar tabii çok
daha başarılılar bizden anlama ve
kullanma eee
biçiminde ama kariyerlerini entegre
edebilecek şekle getirmeleri gerekiyor.
Bu çok değerli. Bu bir. Olmazsa olmaz
diyorum ben buna.
İkincisi de eee şöyle bir şey var. Yani
kendimden örnek verdim. staj yaptığım
zamanlardan hayata ilk adımlarımı
attığımda ben ne istiyorum, şirket ne
istiyor, bunun ortak kısmı neresi? Ne
işe yarayacak? Ben ne işe yarayacağım?
gibi koca soruların yanıtlarını bulmaya
çalıştığım zaman eee şu anda şöyle bir
akım var. En azından Amerika'daki büyük
global ilk 500'deki şirkette stajyerlere
o demin bahsettiğim suyu doldur
müşterinin sandalyesini çek toplantıyı
setup et değil. Müşteriyi ilgilendiren
problemleri sen çöz. Onlarla birebir
muhatap ol ve çok zor problemleri genç
insanlara derhal vermek yönünde bir
değişim var. Bunu staj bir parçası
yapıyorlar. Bir iki yeni işe alımlardaki
arkadaşlara çok daha büyük bir
sorumluluk vermeye başladılar. Bence bu
çok doğru bir şey. Çok doğru bir şey.
Yani benim kendi tecrübem de bana bunu
söylüyor. Eee, ömrüm boyunca ben çok
genç insanları takımlarımda her zaman
eee hangi seviyede olursam olayım yaş
itibariyla, deneyim itibarıyla da yeni
gelen gençlere yer vermiş birey olarak o
yaratıcılık, o inovasyon, o hırs, o
istek bence çok değerli bir şey ve eee
>> ve bunları beslemek mümkün olduğunca da
>> %100 yani kendi kendilerine öğrenmeye
izin vermek gerekiyor. İnsanın
yaratıcılığına temelde güvenmemiz
gerekiyor. Yani bu bu benim en ana
cümlem burada. Hani ne yapacağız biz bu
yapay zekada sorusunun cevabı insanın
bireysel yaratıcılığına ve yeteneğine
inanmamız lazım. Ama önemli olan yani
tamam o genç çocuklar gelecekler onlara
yer açmamız gerekiyor. Sen bunu
yapabilirsin. Ben sana güveniyorum diye
o sorumluluğu vermek zorundayız ki
ileride değerli olabilecek insani
yetenekler. Çünkü bütün bilgiyi zaten
makine yapıyor olacak. Yani
meteorologlar çok önemli bu arada.
Sadece süper computerların yapabildiği
bir şey yapabiliyor. Yani şu anda öngörü
yapamıyoruz. Çok zor bir şey hava
durumunu öngörmek. Örneğin, eee,
yıllarca Berkley'de bu konuda çalışmış
profesör arkadaşım var. Hiç çözemiyoruz,
çözemeyeceğiz diyor mesela.
yapay zekaya da güvenmiyor ama eee
yapabildiği çok şey olduğu zaman önemli
olan o bizim öngörme, insanları anlama,
ne düşündüğünü hissetme ve ben ne
katabilirim hissel olarak, öngörü
olarak, hayal dünyası olarak,
yaratıcılık olarak. Bunlar hep insani
şeyler. Eee, o kısımlarına güvenmemiz
gerekecek insanların. O da erken yaşta
ne kadar tecrübe olursa o kadar hızlı
olabilir diye düşünüyorum.
>> Evet. Burada hız önemli. Şimdi siz
kitabınızda da yetenek konusundan
bahsediyorsunuz ama belki de orada
verdiğiniz örnekler hızlıca eee
eskiyebiliyor. Yani yapay zekanın
süratine alışmak için belki de mantığını
tamamen anlamak gerekiyor.
>> Evet. Evet. Kitaba referans yaptınız.
Burada da eee yeni çıktı. Ondan da ondan
da bahsedelim. eee şöyle evet eee
eskimeyecek yetenekler çok değerli.
Bunlar da insani yetenekler. Yani kritik
düşünce, eleştirel düşünce, eee
kavrayabilme kapasitesi, hızla
soyutlayabilme. Yani bunu ben böyle
görüyorsam başka bir problemde şu
şekilde uygulayabilirim. E bu da
deneyimle olabilecek bir şey. Ancak ve
ancak o bağlamda böyle e statik
bilgilere dayalı eğitim, statik
bilgilere dayalı eee kendimizi
geliştirme çabalarına eee gülümseyerek
bakıyorum. Ne yazık ki öyle bir dünya
yok. Yani çocukları kapalı bir yere atıp
onlara problem verme zamanı. Şimdi
öğretme zamanı değil. Siz ne yapmak
istiyorsunuz? ne düşünüyorsunuz bu
konuda diye. Onların bize söylediklerini
yapma. Bizim
bizim yapma zamanımız. Biz dinozorların
onları dinleme zamanı demeye çalışıyorum
galiba. Evet.
>> Staj konusunun üzerinde duruyorsunuz.
Eee bu oksijendeki bahsettiğimiz
yazılarınızdan birinde de bunu kendi
tecrübeniz üzerinden de anlatıyorsunuz.
Kendi stajyerinizin hikayesi üzerinden
anlatıyorsunuz.
>> Evet. Çok çok keyifli bir anekdot. Onu
paylaşmak istiyorum. Yani eğer bizi
gençler dinliyorsa ya Şegün Hanım böyle
diyorsunuz da kimse bize bu olanağı
vermiyor. Ne yapacağız? Yapabilir miyiz
biz diye kendini sorguluyorsa gençler bu
güzel bir örnek. Eee
benim ilk benim hep bir sürü
stajyerlerim oldu. Hepsi de şahane ve
çok başarılı insanlar oldular hayatta.
Eee, bir tanesi çok parıl parıl 3. sınıf
öğrencisi. Eee, Boğaziçi'nden yanıma
geldi. Hiç iş tecrübesi yok ama voleybol
takım kaptanlığı yapmış. Hemen yakalarım
yani böyle bir yerde bir pırıltısı var.
Anladım. Liderlik içinden geliyor. Eee,
ben de o zamanlar Allah'ım 67 tane
ülkeden sorumluyum. Zaten küçük bir
takımım var. Böyle sıfırdan bölgeyi
korumaya çalışıyorum. Türkiye Ortadoğu
Avrupa bölgesini ay Avrupa diyorum
Afrika bölgesini kurmaya çalışıyorum.
Hiçbir şeyimiz yok. Böyle formal yapılar
oluşturmaya çalışıyorum. Devamlı
uçaktayım ve İstanbul'da ancak işte
zamanımın %5'ile 10'unu geçirebiliyorum.
Eee, birkaç iş vermeye başladım. Baktım
çok başarılı. Hemen anında kendince
çözümler oluşturuyor bana. Bir ay, 2 ay
ya dedim ben onu e böyle tek işte şimdi
şunu yap, sonra bunu yap ama bu olursa
böyle falanı bıraktım.
Bir 6 ay sonra döndüm dedim ki benim
senden istediğim problematik şu:
Çözümünü de bilmiyorum. Sonucu bile
bilmiyorum. Ne istediğimden bile emin
değilim. Yani hangi sonucu istediğimi de
bilmiyorum. Ama şöyle bir şeyimiz var.
Problem problemimiz var ortada.
Sen sana bırakabilir miyim bunu? dedim.
Ve o yaşında yani herhalde 19 yaşındaydı
o zaman ya da 20'ye yeni girmek
üzereydi. Hala babası arabayla
getiriyor. Araba kullanmayı bilmiyor.
İşe sabahları geliyor baba bırakıyor.
O kadar parlak bir kız ki yukarı çıkıyor
ve çalışmaya başlıyor çılgınlar gibi.
Eee benim 67 ülkenin özel kurmaya
çalıştığım bir dağıtım kanalını sıfırdan
kurdu. dör tane ülkede insanlar işe
aldı, müşterileri ayarladı. Ne istiyorsa
verdim tabii ben o sırada ona kaynak
olarak ve çok başarılı bir iş yaptı.
1920 yaşında bir genç kadın. Eee, orada
bence şey oldu. Yani benim insana dair
güvenim ve inancım böyle yüz katına
çıktı birdenbire. Bu yaşla ilgili değil
bu. Yani araba kullanmayı
bilmeyebilirsiniz ama insanları
dinlemeyi ve problemlere teşhis koyup
çözüm getirmeyi çözebilirsiniz. Onun
için altını çiziyorum. Kendinize güvenin
gençler diyorum. Tabii ki patronlara da
çocuklara eee şans verin.
>> Evet. Burada kritik anlardan biri de
sizin aslında o yükü onun omzuna bırakma
cesaretini de gösteriyorsunuz siz bir
yandan.
>> Evet. Evet. Aynen öyle. Ve ondan sonra
da dediğim gibi yani hangi seviyelerde
olursam olayım, başkan yardımcısı
olduğum zaman da, başkan olduğum zaman
da benim takımımda 25 yıllık tecrübesi
olan insanların yanında hep gençler
olmuştur. 3 yıllık, 2 yıllık, 5 yıllık.
Onların bakış açısı çok değerli ve onsuz
iş yönetmememiz gerekiyor bizim.
>> Şimdi o zaman gençlerle ilgili bir şey
daha sormak istiyorum. Siz dediniz ki bu
dünyanın içine doğanlar bu meseleyi
halledecek. onlarla ilgili herhangi bir
endişem yok.
>> Hı hı.
>> Bu sanırım şuna işaret ediyor. Beynimiz
buna adapte olacak. Bu yeni dünyaya,
yeni yaşam biçimine adapte olacak. Eee,
yazılardan birinde şöyle bir soru
soruyorsunuz. Yaşamı idame ettirmek için
tüm gerekleri robotlar hallederse o
zaman beyin ne işe yarar? Şimdi beyin
yakında ne işe yarayacak?
>> Oo, evet.
1 milyar dolarlık soru geldi.
E ne işe yarayacak ya? Şöyle öncelikle
beyin plastisitesine güvenmemiz lazım.
Yani bu bizim beynimiz nasıl opere
ediyor ve milyonlarca yıldır
canlıların içinde minicik bir beyin
pırıltısı gördüğümüz 500 küsür milyon
yıldır nasıl opere ediyor? aslında
çevredeki her şeye uyum sağlamaya
çalışıyor. Onu modellemeye çalışıyor ve
lehine olan şeyler kısımlarında o
yaptığı o da adıma ben algoritma diyorum
ama yani aslında orada bir yiyecek varsa
o yiyeceğe doğru yaklaşmak da bir
algoritma diyorum ben ona. Ondan sonra
bir tehlike varsa o tehlikeden kaçmak da
bir algoritma. onun hissini, o korkuyu
yükseltmek, geçtiği zaman korkunun aşağı
inmesi, o tehlikenin bunların hepsi
canlıların öğrendiği şeyler ve çok
muhteşem. eee, beynimiz o kadar
sofistike ki, eee, hızlı bir şekilde o
çevreye uyum sağlayabiliyor. Eee, Tenon
Boom diye bir hoca var MIT'de. Diyor ki,
"Beyin aslında dünyayı modelleme
makinesıdır." diyor. Hiç durmadan
yukarıdan bakıp o dünyanın algılayıp
algılayıp ona göre farklılık değiştiren
bir alettir diyor açıkçası. Şimdi biz
eee bu kadar sofistike canlılara nasıl
dönüştük? Aslında işte demin bahsettiğim
gibi karşımızdaki ne hissediyor? Nereden
bir korku gelecek? Nerede bir tehlike
var? Ve nerede ben kendimi idame
ettirebilirim gibi bir gün bunların
hepsini yapay zeka ve makineler ve
robotlar eğer yaparsa yani ben burada
oturuyorum. Bütün bu ortamı buradaki çok
değerli arkadaşlarımız değil robotlar
sağlayabilse aslında. Hatta soruları da
siz sormasanız
bir
>> hiç fena olmaz. aman öyle demeyin. Bence
çok güzel. Ben böyle güzel gülücükler
veremem o zaman. Karşımda bir insan
olmazsa. Yani iletişimin %90'ı insani
bir şey. Bunu unutmamamız gerekiyor.
Makinesel bir şey değil. Eee öyle bir
ortamda benim burayı sıfırdan kurmama
gerek kalmayacak. Kalmadığı zaman
problem çözme isteğim ve yeteneğim
birden bir azalmaya başlayacak. Ama
beyin çok sofistike 100 milyar nöronumuz
var. Ne işe yarayacak? Bunlar gibi koca
bir soru var.
Şöyle düşünüyorum. Tabii bu tamamen
Ayşegül'ün falcılığı bu. Yani beş vakte
kadar 3 vakte kadar konuşuyor. Şimdi
tamamen eee yanılma olasılığımızın
yüksek olduğu şeylerden bu.
Bizim şu insani değerlerimizi
kullanabildiğimiz bir dünyaya
ulaşacağımızı bir kere farz etmemiz
lazım. Şu demek bu. Eee biz o zor
günleri atlatmışız. Yapay zeka ve
makineler bunu yapar. Biz insanlar da
şunu yaparız kısmı yani acılı geçme
olasılığı yüksek fazı atlatmak
zorundayız. Bir kere onu geçtiğimizi
düşünüyorum. Bir onu geçtikten sonra
bence bir o deminden beri bahsettiğim
güzel insani yetenek kısmı çok
abartabilir. Yani biz tamamen
hislerimizle ve duygularımızla var olan
ve mekanik şeyleri yapmak zorunda
kalmayacak canlılara ve bir türe
dönüşebiliriz. Bu bir olasılık.
İkinci olasılık tamamen
öbürü. O da şu insanın merak diye bir
şeyi var ve bizim DNA'mıza kodlu bu. Biz
çok meraklı olduğumuz için buradayız.
Yani düşünebiliyor musunuz? İşte 5.000
yıl içinde bir sürü şeyi çözdük. İşte
yazıyı çözdük, aya gidiyoruz, uzaya
gidiyoruz vesaire. Yani fizik
kurallarını anladık. Yakında uzayı
keşfedebileceğimizi düşünüyoruz. Kuantum
fizikten bahsediyoruz vesaire. Şimdi bu
merak eğer bu geçiş süresinde ayakta
kalırsa genetik kodumuzdaki merak çok
acayip şeyler yapabiliriz. Düşünsenize
makineler bütün bu deminden beri mesela
biyolojinin sırlarını daha çözemedik.
Yani genetik biliminde çok ilerledik ama
bir sürü hiçbir fikrimiz olmayan problem
var. Yani beyni de çözemedik. Bunları
daha hızlı bir şekilde çözmeye, üzerinde
çalışmaya zamanımız olabilir, kaynağımız
olabilir. Bütün idame etme
problematiğini makinelara bırakırsak o
zaman bu çok merak ettiğimiz ve hiç
yanıtını bilmediğimiz konulara
çılgınlarca zaman ve vakit ayırabiliriz.
Bu da ikinci olasılık. İkisi de çok
güzel olasılıklar. Hiç kötü değil yani.
Biri bilime zaman harcayacağız ve onunla
birlikte daha da değişik şeyler yapmaya
çabalayacağız. Belki uzayı
keşfedebileceğiz bu bağlamda. Beynimizin
anlamını ve neden bu kadar sofistike
olduğunu çözersek replike edebileceğiz
falan falan çok ilginç şeyler
yapabiliriz. Bir yandan da belki de
oturup sanat yapıyor olacağız. Yani
bütün gün ben ne hissediyorum ve neyi
yansıtmak istiyorum karşımdakine gibi
güzel sorular. Yani bugün hiç vaktimiz
ve belki de işte dünyada ne bileyim
10.000 kişinin vakti ve zamanı ve
kaynağı olan şeyleri hepimiz
yapabileceğiz. E beyin tabii bunu adapte
gösterir. Çok güzel gösterir. Ya böyle
gider ya böyle. Eee ben zaten şöyle
diyorum. Yani yapay zeka büyük bir
olasılıkla
ya çok genel insanlar yani yetenek
itibariyle konuşuyorum
>> çok genel yetenekleri olan insanları
ortaya çıkaracak ya da ultra dikey bir
konuda süperist
uzman insanlara doğru bir ayrım gelir
diye düşünüyorum.
eee, yazıda elinde robot yapımı
margarita ile plajda oturanlar mı yoksa
keskin bilim odaklı interstellar yani
yıldızlar arası yeni bir tür mü olacağız
diye soruyorsunuz. Eee, bunlar fayda
açısından sanki eee, bilime eee,
yönelmek iyi olabilir ama ikisi de
birbirinden daha şahane şeyler değil.
İkisini birden yapabiliriz belki de.
>> Ya doğru söylüyorsunuz, haklısınız. Yani
ben onu tabii elimden geldiğince
karikatürize etmeye çalışıyorum ki
>> eee Margarita'yı gidip yapmaya bile
gerek kalmayacak. O uzay gemisinin
dizaynını da yapay zeka yapacak. Bize
düşlemek kalacak. Bir de onun bir
şekilde fizik kurallarına aykırı
kısımlarını çözmemiz gerekecek. O da çok
zor bir şey tabii ki. Eee evet. Eee ama
bakın üç vakit 3üncü vakitte oluyor bu.
Evetakte
>> acılı kısmı atlattığımızı varsayıyoruz.
>> O ortadaki kısım o kadar zor, o kadar
acılı olabilir ki ve onu başaramazsak
diğer tarafa o zaman tabii türün yok
olma olasılığı her zaman var. Yani hani
kötü haberci olmak istemiyorum ama
bugünden itibaren o fazı nasıl
atlatacağımız hakkında pozisyon almamız
lazım. Yetenekleri geliştirmeye
çabalamamız lazım. Daha da önemlisi ülke
olarak o uçurumdan bahsediyorum. Yani o
uçurumda buna sahip olanlarla
olmayanlar, bundan değer yaratmayı
bilenlerle bilmeyenler gibi katmanlar
oluşabilir. Bu kötü senaryo, o kötü
senaryoda tabii ki yapabilenlerin
arasında olmamız gerekecek.
>> Şimdi yapay zeka ve işsizlik konuştuk.
Hiç beklenmedik bir şekilde yapay
zekanın işsiz bıraktığı konuşulan bir
başka insan var. İlk CEO'su Linda Hanım.
>> Aa Linda Hanım. Evet.
>> Eee şimdi hızlıca onu özetlemeye
çalışayım.
>> Ilan Musk'ın altında çalışan bütün
insanların başına gelen bir sonuca tabii
ki o da ulaşmış bulundu. Evet. eee, Elan
Musk'ın ik'inin yapay zekası Grock'taki
bazı Grok'un kullanıcılara verdiği bazı
yanıtlar nedeniyle eee, başının derde
girdiği ve istifa ettiği söyleniyor.
Eee, biz de çok benzer bir şeyi kendi
ülkemizde 2ü gün önce bundan yaşadık.
eee devlet büyüklerine eee yönelik eee
hakaret ifadeleri nedeniyle eee burada
buradaki sorun nedir? Yani bunu biraz
bize özetler misiniz? Bu Grok, Grok'un
yarattığı bu karmaşa nedir?
>> Evet. Eee şimdi bir kere Linda Hanım
çok güzel Türkçemiz.
Bu yüzden gittiğime emin değilim. Eee,
orası çok karmaşık. Bu, e, Trump'la olan
problemlerden sonra giderek zorlaştı
bence orayı yönetmek. Hani ne yapsam
yanlış derler ya bazen öyle bir duruma
düşmüş olabilir. Eee, bütün şirketleri
Musk'ın. O bağlamda da e kadın kendine
bir yeni bir pozisyon almak ve bu
karmaşıklığın içinden çıkmak istemiş
olabilir. Ya da tam tersi aynı frekansta
olması zor bir insan olduğu için patronu
olamamış olabilirler. İlla da bu son üç
gün olan konulardan dolayı olduğuna emin
değilim ama eee oradaki konu şu aslında.
Mask eee bu
üretici yapay zekanın bir yelpazesi var.
Orada da onu ne kadar kontrol edeceğimiz
üzerine çok büyük bir tartışma var. Gün
sonunda tekrar edelim. Nedir bu
kullandığımız her gün şey? Milyarlarca
insanın verisinin yani ben ne diyorsam
ona ne yazıyorsam onun ortalamasını
alır, averajını alır, ondan öğrenir ve
algoritması onlardan öğrenmek üzerinedir
ve onun aynısını size geri söyler. O
bağlamda, eee, yapılan yorumlar ırkçı
olabilir, hakaret variere
son derece aykırı şeyler, yasal olsa
bile aykırı şeyler olabilir. Toplum
hayatına aykırı ki bahsettiğiniz
örneklerin hepsi illegal yani yasal
olmayan şekilde konuşuyor.
>> Eee, bunun sınırını nerede çizeceğiz? en
büyük tartışmalardan biri dünyadaki
zaten. Ve bunu kim kısıtlayacak? Yani o
çizgiyi kim çizecek? Eee, Muskro onun en
bir tarafında bulunan bir örnek. Diğer
şirketler daha, eee, muhafazakar
yaklaşıyorlar ve insanları galayağına
getirmeyecek, çok aleni şekilde toplum
hayatına aykırı cümleleri, yorumları
bilerek kapatıyor, siliyor ve
kısıtlıyorlar. Bunu ancak bir insan
müdahalesiyle yapılabilir. Yani o kapalı
kutu henüz ne yazık ki tabii nedeni de
belli. Yeterince bu konuda araştırma
yapmadığımız için ona bunu doğru şekilde
şim bu da çok büyük bir iddia. Doğru
şekilde düşünmek ne demek Ayşegül Hanım
diye sorarsanız tırnak içinde bir cümle
kuruyorum. Eee etik ve herkese eşit
mesafede ve genel geçer kurallar
çerçevesinde düşünebilmeyi bilmiyor bu
alet. Hiçbir fikri yok. Hatta kendi
kendine yanıtlar veriyor. E tabii ki o
zaman bir insanın müdahalesiyle bunlar
illegaldir, şunu dersen çok ayıp olur
falan diye tıkır tıkır öğretmemiz
gerekirken ki diğer dört küsur şirket ya
da kaç tane varsa dünyada bir sürü dil
modeli var artık. Onlar muhafazakar
yaklaşıp kurallar koyarken etrafına Musk
dedi ki ben bu kurallara inanmıyorum.
Serbest bırakın bunu dedi. Onun için de
algoritmayı serbest bıraktıkça başına bu
problemler gelecek ve gelmeye de devam
ediyor. Geçmişte de yaşadı. Nisan ayında
da yaşandı bu. Mayıs ayında da yaşandı.
Şimdi yaşandı. Bu şaşırtıcı değil. Bu
bir seçim. Ama şu andaki politik
pozisyonu biraz negatife çıktığı için
tabii ki üzerine gelen Amerika'dan
bahsediyorum.
ülkelerde yani yasal düzeni tab bir
şekilde bu şirketlerle konuşarak devlet
düzenlemeye çalışıyor. Ona da tepki
vermeleri lazım. Veriyorlardı. Zor bir
durum yani. Çok zor bir durum. Bunun
yegane çözümü tabii ki yapay zekayı şu
etik dediğimiz şey üzerine daha çok
araştırma yapıp daha akıllı hale
getirmemiz gerekiyor. Yani hani Kenya'da
işçi çalıştırıyorlar bunu yaptırmak
için. biliyorsunuz yani o insanın önüne
bir set, bir veri datası koyuyorlar.
Bunlar kötüdür, bunlar iyidir diye
işaretle diyorlar. O kadar yani bu kadar
basit olmamalı bu problem. Daha
sofistike çözümler yapabilecek kadar
para kazanıyorlar diye düşünüyorum.
>> Ayşe Güil Deniz çok teşekkür ederiz.
>> Ben teşekkür ederim.
UNLOCK MORE
Sign up free to access premium features
INTERACTIVE VIEWER
Watch the video with synced subtitles, adjustable overlay, and full playback control.
AI SUMMARY
Get an instant AI-generated summary of the video content, key points, and takeaways.
TRANSLATE
Translate the transcript to 100+ languages with one click. Download in any format.
MIND MAP
Visualize the transcript as an interactive mind map. Understand structure at a glance.
CHAT WITH TRANSCRIPT
Ask questions about the video content. Get answers powered by AI directly from the transcript.
GET MORE FROM YOUR TRANSCRIPTS
Sign up for free and unlock interactive viewer, AI summaries, translations, mind maps, and more. No credit card required.